Bugun...
Bizi izleyin:


CİHAD ENES GÖK


Facebookta Paylaş









İLAN EDİLEN YENİ TEDBİRLERE GENEL BİR BAKIŞ
Tarih: 20-11-2020 00:43:00 Güncelleme: 20-11-2020 15:26:00


Bu hafta Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA başkanlığında Bilim Kurulu toplanmış ve karar alarak Cumhurbaşkanlığına bu kararları tavsiye etmiştir. Bu hafta birtakım yeni tedbirler alınmış ve bütün ülkeye duyurulmuştur. Çin’in Wuhan şehrinin hayvan pazarında ortaya çıktığı düşünülen yeni tip koronavirüs diğer bir ismiyle covid-19 hastalığı bütün dünyaya aniden yayılmıştır. Ortaya çıkan bu virüs sars, mers gibi virüs ailesinden olup bulaşıcılığı inanılmaz derecede fazladır. Bu yayılma hızı sayesinde de dünyanın birçok ülkesine yayılmış ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmiştir.

Ülkemiz almış olduğu tedbirler sayesinde salgının bulaşmasını çok geç ulaşmasını başarıyla sağlamıştır. Avrupa baştan başa salgına boyanmışken ülkemizde ilk resmi vaka 11 Mart 2020 tarihidir. Bu hastalık belirti olarak ilk başta grip veya nezle gibi belirtileri mevcut olup tek başına ayırt edilmesi de güçtür. Hastalığın tespit edilebilmesi için ayrıntılı olarak bir test yapılması gerekmektedir. Hastalığı kısaca tanıdıktan sonra esas olarak toplumsal etkilerinin neler olduğu belirlenmeli, sorgulanmalı ve çözümler üzretilmelidir.

Hastalığın ilk günlerinde sadece hastanelerde takılan  ve küçümsediğimiz cerrahi maskeler bir anda karaborsa oldu. Millet maske bulma konusunda oldukça güçlük yaşadı. Virüse etkisi çok iyi olduğu tespit edilen kolonyanın üretimi de adeta karaborsa olmuştu. Çünkü salgından önce herkes keyfine göre kolonya kullanıyordu. Cerrahi maskeye yüz vermiyorduk. Bir anda maske fiyatları astronomik bir derecede arttı. Herkes maske ve kolonya aradı.

Bir anda okullar kapandı, üniversiteler eğitime ara verdi, camilerde cuma namazları dahil bütün vakit namazlarının evlerde kılınması kararı alındı, adliyeler bir anda boşaldı, kanunlara ilişkin süreler 15 Haziran 2020 tarihine kadar durduruldu, kalabalık olan resmi dairelerde tedbirler artırıldı. En önemli tedbirler esnafların üzerinde etkili oldu. Kafeler, kahvehaneler kapatıldı, kuaförlerin faaliyetleri bir anda durduruldu, yeri geldi her hafta sonu sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Biz bunları yaşarken Avrupa’da özellikle İtalya ve İspanya’da dramlar ortaya çıkmıştı. Çünkü Avrupa Orta Çağdaki veba salgını gibiydi. Hastane önlerinde ölüler, yataklar tam bir dramdı. Hele Amerika’da boş morg odası bile yoktu. Durum bu kadar vahimdi. İngiltere Başbakanı Ali Kemal’in torunu Boris Johnson ölümden dönmüştü.

Ülkemizde de toplumsal açıdan incelenmesi gereken birtakım olaylar yaşanmıştı. Nisan ayında İçişleri Bakanı geceye 1,5 saat kala hafta sonu için sokağa çıkma ilan etmişti, millet bir anda aç kalırım korkusuyla fırınlara koştu, bakkal ve marketlerin önünde kuyruk oldu. Şehrimizin TEDAŞ diye de bilinen Kısıkkaya Mağralı civarında ben böyle bir kalabalık görmedim. Bu milletin evlatları yüz yıl önce yarım ekmek ve şekersiz hoşafla eksik teçhizatla Çanakkale’de, Dumlupınar’da destanlar yazarken nasıl bir anda bu kadar pozitivist olduk? Aradan geçen yüz yıl gerçekten bizi bu kadar ne etkiledi? Geçen hafta Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi Fatih Camii'nde cuma hutbesini dinliyordum. İmam Efendi hutbesini veriyordu. Can kulağıyla dünlemeye çalışıyordum. Hutbelere önem vermek gerekir. Son yıllarda komşuluk ilişkisi düşmüş olan insanlarımızda bu hastalıkla komşuluk ilişkilerine gerçekten zayıfladı, namazlaradki saf düzenlerine mesafe getirildi. Eskiden o saflarda namaz kılabilmek için cemaatteki insanların omuzları çok yapışık olurdu.

Diğer yandan işçiler büyük bir cendere içerisine girdiler. Bu cendere ile ücretsiz izin hakkı genişletilmiş, asgari ücretin yarı oranında çalışması istenmiş, işyerleri de kapanmaya başlamıştı. İnsanlar İŞKUR’un önünde iş bulabilmek için uzun kuyruklar oluşturdular, PTT’den kısa çalışma ödeneklerini alabilmek için uzun kuyruklar oluşturmuşlardı. İnsanlar koronavirüsten korkmuyorlardı; açlıktan, borçlarını ödeyememekten korkuyorlardı. 2018 yılında başlayan ekonomik sıkıntıyı biraz olsun azaltmışlardı ama bu hastalık özellikle hem orta sınıfı hem de alt tabakayı çok büyük oranda etkiledi. İnsanlar hastalıktan ziyade bunlardan korkuyorlardı. Krediler verilmiş, adeta borcu borçla kapatmaya çalışmışlardı.

Ülkemiz salgını yavaşlatma bakımından ilk başta önemli bir başarı kaydetmiş ama yapılan yanlışlar bu başarının önünü de kapatmıştır. Çünkü ilk açılan yerler alışveriş merkezleri oldu. Salgın zamanında başta Ankara ve İstanbul olmak üzere muhalif belediyelerin yardım hesaplarına bloke koyuldu, insanların bu zor zamanlarında maalesef siyaset yapıldı. Gerçekten Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, belediyecilikte rol model oldu. Hala da örnek olmaya devam ediyor. Yazdığım gibi insanlar koronavirüsten korkmuyorlar, açlıktan korkuyorlardı. Bu hafta yine yeni tedbirler ilan edildi. İlan edilen bu tedbirler insanları özellikle de esnafları yine kara kara düşündürmeye başladı. Ayrıca bu hafta Resmi Gazete’de ilan edilen borç yapılanmasına ilişkin kanunda yürürlüğe girmiştir.

Aşıyı bulan Türk bilim adamlarının Almanya’da ikamet etmeleri de ayrıca düşündürücüdür. Çünkü bu milletin bağrından çıkan bu iki bilim adamımız Almanya’ya katkısı olmuştur. Artık son yıllarda etkisi artan bu beyin göçüne bir çare bulunması gerekir. Beyin göçü uzun vadede ülkemize büyük zararları dokunacaktır. Hukuk, adalet ve ekonomideki sorunlara bir an önce çözüm bulunmalı ve bu reformla sorunların ana kaynağına çözüm bulunmalıdır. Siyaset, insanların sorunlarına çözüm üretmek için uğraşmalıdır. Ayrıca bu hastalıktan vefat eden sağlık personellerini özellikle anmak gerekir. Artık tükenmişlik sendromundalar ve güzel bir habere muhtaçlar. Onların çalışma koşulları insan haklarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli, döner sermaye alacaklarından payları alınmalı ve salgın zamanı insanlar için uğraşan sağlık personellerinin can güvenlikleri sağlanmalıdır. Çalışma koşulları gerçekten ele alınmalıdır.

Şunu unutmayalım ki; her kışın bir ilkbaharı vardır. Kahverengi dallar üzerinde pembe çiçekler açmaya devam ediyorsa umutsuzluğa gerek yok demektir.



Bu yazı 2317 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • maraskenthaber gazetemiz
    resim yok
  • Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Otobüsleri Güzergahları
    Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Otobüsleri Güzergahları
  • Manken
    Manken
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ÇAKICI REİS SON KLİP www maraskenthaber com
    ÇAKICI REİS SON KLİP www maraskenthaber com
  • Amerikalı Çocuklar Türk Yemeklerini Tadıyor!
    Amerikalı Çocuklar Türk Yemeklerini Tadıyor!
  • Leğenin İçindeki Gorilin Profesyonellere Taş Çıkartan Dans Performansı
    Leğenin İçindeki Gorilin Profesyonellere Taş Çıkartan Dans Performansı
  • Avrupa'nın En Uzun Bacasına Tırmanan Çiftin Akıllara Durgunluk Veren Macerası
    Avrupa'nın En Uzun Bacasına Tırmanan Çiftin Akıllara Durgunluk Veren Macerası
  • Kütür Kütür Bambu Ağacı Yiyen Panda
    Kütür Kütür Bambu Ağacı Yiyen Panda
  • Pixar Filmlerinin 1984'ten Günümüze Evrimi
     Pixar Filmlerinin 1984'ten Günümüze Evrimi
VİDEO GALERİ
YUKARI